| |
Çocuklar gelişim sürecinde birbirini izleyen dönemlerden geçerler.Her çocuk bu dönemlerden geçerken dönemin getirdiği değişikliklere uyum sağlamaya çalışırken bir yandan da çevrenin getirdiği olumlu yada olumsuz tüm olaylara adapte olmaya çalışır.Her çocuk bu değişikliklere farklı tepki gösterir.Bu tepkiler geçici olabileceği gibi hızlı değişen toplumsal yapı,değer sistemlerindeki farklılaşmalar, kültürel yozlaşma, sosyoekonomik yapının çarpık olması, anne-babanın yanlış tutum ve davranışları, kitle iletişim araçlarının hatalı yaklaşımları bu tepkilerin ileriki yaşlarda tekrarlayıcı olmasına neden olabilir.
Çocuktaki bir davranışı ‘davranış bozukluğu’ diye adlandırabilmek için o davranışın aşırıya kaçan bir davranış olması, problemin sürekli olması ve davranışın sosyal ve kültürel beklentilere uygun olmaması gerekir.Çocukta davranış bozukluğunun olmasının nedenleri:
Genetik, fiziksel nedenler(hormonlar, hastalıklar…v.s), ebeveynler tarafından temel ihtiyaçların karşılanmaması, çevresel etkenler, yanlış anne baba tutumları, çocuk eğitimindeki eksikliklerdir.
Görüldüğü gibi davranış bozukluklarına sebep olan pek çok etken uzmanlar tarafından değiştirilebilir yada tedavi edilebilir niteliktedir.
Yalan
Çocuk okul öncesi dönemde(6 yaşına kadar)gerçek ile hayali ayırt edemez.Hayalindeki bir şeyi gerçekmiş gibi anlatması çocuğun yalan söylediği anlamına gelmez, burada çocuğun niyeti bir başkasını aldatmak değildir.Çocuğun söylediği şeyi yalan olarak adlandırabilmemiz için söylediği şeyin daha önceden başkalarını aldatmak için tasarlanmış, belli bir amaca varmak için bilinçli olarak düzenlenmiş olması gerekir.
Her davranış bozukluğunda olduğu gibi çocuğun yalan söylemesinin de düzeltme yolları vardır: çocuğun model aldığı anne, baba ya da öğretmenin yalan söylememesi gerekir,çocuklardan kapasiteleri dışında etkinlikleri yapmaları beklenmemelidir,yalan söyleyen çocuğa ağır cezalar vermekten kaçınmalı yaş ,cinsiyet ve çevre koşullarına göre esnek ve hoşgörü sınırları konulmalıdır çünkü çocuğa ağır cezalar verildiği takdirde bu sefer cezadan kaçmak için yalan söylemeye başlayabilir,ebeveynler çocuğu arkadaşlarıyla karşılaştırmamalı ,onları olduğu gibi kabul etmelidir.
Hırsızlık
Hırsızlığın iki nedeni vardır.Birincisi çocuk bir şeye sahip olmak için kendinde olmayan bir şeyi çalar. İkincisi çocuk başkasının sahip olduğu şeyi o kişiden yoksun bırakmak için çalar.
Çocukta 6 yaşına kadar mülkiyet kavramı gelişmemiştir.Hoşuna giden bir oyuncağı sahibinden habersiz alabilir. Buna hırsızlık denemez.Çünkü çocuk her şeyi ona aitmiş gibi algılar.Böyle bir durumda aldığı şeyin kendisine ait olmadığı, bunun yanlış bir davranış olduğu çocuğa açıklanarak mülkiyet fikri benimsetilmelidir.
Hırsızlığın temelinde yatan nedenler arasında çocuğun temel gereksinimlerinin zamanında karşılanmaması olabilir. Okulda çocuğa yeterli araç gereç almaya ve yeterli harçlık vermeye dikkat edilmelidir.Doyumsuzluk nedeniyle çok şeye sahip olma arzusundan dolayı çocuk hırsızlık yapabilir. Bu yüzden çocuklara bir şeylere sahip olma eğilimi onlara ait oyuncak yada eşya alarak doyurulmalıdır.Aşağılık duygusunu doyurmak veya gösteriş yapmak için hırsızlık yapabilirler. Aynı zamanda çocuk için çalma davranışı hiçbir yarar sağlamasa bile sadece heyecan yaşamak için hırsızlık yapabilir.
Çocuğun hırsızlık yaptığı bir durumda bu konu hakkında kendisiyle konuşulmalı, bu davranışın nedeninin araştırılması gerekir.Unutulmaması gereken konu; çalma davranışının pek çok nedeni olabilir ve aileler nedenleri tek başlarına yakalayamayabilirler.Bu konuda bir uzmana başvurmak yararlı olacaktır.
Saldırganlık
Çocuğun sürekli eleştirilmesi,engellenmesi, sık sık cezalandırılması,çocukla dalga geçilmesi çocukta saldırganlığın meydana gelmesine neden olur.Yanlış aile tutumları ve yanlış eğitim çocukta saldırganlığı arttırıcı diğer etkenlerdir.Engellendikleri zaman saldırgan çocuklar öfke patlaması gösterirler.Anne baba bu davranışa hoşgörülü yaklaşırsa çocuk istediğini bu şekilde elde etmeye alışır.Saldırgan davranışlarını hem kendisinde hem de çevresinde gösterir.
TV programlarında şiddet içerikli sahnelerde çocuklar için özendirici olabilir. Çocuk filmlerdeki şiddet davranışı gösteren oyuncuları model alabilir.
Bu çocuklar çoğu zaman kavga başlatırlar, başkalarına kabadayılık ederler veya gözlerini korkuturlar. Başkalarının ciddi bir şekilde yaralanmasına neden olabilecek sopa, taş gibi bir araç kullanırlar.Aynı zamanda hayvanlara karşı da acımasızca davranabilirler.Kendine vurma, kendini ısırma,saçını çekme,kafasını duvara vurma gibi kendine yönelik saldırgan davranışlarda bulunabilirler.Kurallara uymazlar ve verilen görevi yerine getirmezler.Bazı çocuklar da isteyerek başkalarının malına mülküne zarar verebilir.
Saldırgan davranış gösterme de bir davranış bozukluğudur ve tedavi edilebilir.Bunun için bir uzmana başvurmak en iyi yoldur.
Tırnak yeme
Tırnak yeme kaygı kaynaklı alışkanlıklardan biridir ve bu alışkanlık yetişkinliğe kadar sürdürülebilir. Çocuk büyüme süreci içersinde pek çok sıkıntılı durumla karşı karşıya gelebilir ve bu sıkıntılarla nasıl başa çıkabileceğini bilemez. Çocuğun kendisini rahatsız eden duyguları bir şekilde dışarıya atması ve çocuğun bu duygularla baş edebilmesi için yetişkinlerin ona yol göstermesi gerekir. Anne-baba ile bu duyguları paylaşıp rahatlamalıdır. Bu davranış bozukluğu genellikle anne-baba ile sağlıklı iletişim kuramayan çocuklarda meydana gelir. Temelinde güven duygusunun yetersizliği vardır
Saç koparma(Trikotillomani)
Çocukların saç ya da kirpiklerini koparıncaya kadar çekmesi ve bunu alışkanlık haline getirmesiyle karakterizedir. Duygularını dışa atmakta zorluk çeken, anne ile duygusal bağ kuramamış, baskı altında büyüyen genellikle kız çocuklarında görülen bir davranış bozukluğudur. Çocuk içinde bulunduğu stresli durumla baş edebilmek için bu davranışı sergiler.
Davranış bozukluklarının ortak noktası çocuktaki güven eksikliğidir. Sıkıntısını, öfkesini, kıskançlığını, korkularını, endişelerini sözel ifade ile dışarı atamayan çocuk içinde bulunduğu duyguyu davranışlarında göstererek vücut dili ile dışarı yansıtmaktadır. Aileler çocuklarındaki davranış bozuklukları konusunda bilinçli ve dikkatli olmalı ve bir uzmana başvurmaktan çekinmemelidir.
Kaynak: www.usakram.gov.tr
Annesinin sütü ile beslenme bebeğin temel hakkıdır
Anne Sütü Neden Bebekler İçin İyi Besindir
Anne Sütüyle İlgili Temel Gerçekler
Anne Sütünün Yararları
Anne Sütünün Saklanması
Anne Sütünün Bebekler İçin Önemi Nedir
Anne Sütü Bebekleri Hangi Hastalıklara Karşı Korur
Bebek Her Ağladığında Emzirilmelimidir
Bebekler Ne Kadar Süre Anne Sütü İle Beslenmelidir
Emzirmenin Anne Sağlığına Faydaları Nedir
Emzirmenin Psikolojik Faydaları Nedir
İdeal Emzirme Nasıl Olmalıdır
Çocuklarda Aylara Göre Örnek Beslenme Programı
Çocuklara Ek Besinler Verilirken Uyulması Gereken Prensipler
UYARI: Sitemizdeki bilgiler, bilgi amaçlıdır. Hiçbir zaman kendi kendine tanı ve tedavi amacını taşımaz. Herhangi bir sağlık probleminiz varsa mutlaka Doktorunuza danışmanız gereklidir. |